Gelene bak, gidene bak
1. Bu işler kaprisle olmaz. Başarıya kafa tutamazsınız. Her şeyi bilemezsiniz. Fenerbahçeli şimdi ligde mücadele eden ve zamanında işe yaramaz diye gönderdiği (satamadığı) yıldızları izliyor. Galatasaray'da geçen sezonki şampiyonlukta en büyük pay sahibi Servet'i izliyor. Bursaspor'da Yusuf'u izliyor. Trabzonspor'da Serkan'ı izliyor. Gaziantep'te Mehmet Yozgatlı'yı izliyor. Beşiktaş'ta Rüştü'yü izliyor. Middlesbourgh'da Tuncay'ı izliyor. Real Betis'te Aurelio'yu izliyor. Chelsea'de Anelka'yı izliyor. Bayağı bir yıldızlar topluluğunu izliyor. Neden izliyor? Beceriksizlik yüzünden izliyor. Bakın gidenlere, bakın gelenlere. Son yıllarda alınan en değerli oyuncu Gökhan Gönül. Başka kimse yok! Roberto Carlos'u bile kullanamıyoruz. Çünkü adamın futbol bilgisine yakın kimse yok! Eto'o'yu alacaktık, alamadık. Sol Campell'ı alacaktık, alamadık. Shevchenko lafta kaldı, Luis Fabiano, Kanoute hayal oldu. Xavi Alonso ile heyecanlandık, hevesimiz kursağımızda kaldı Bu hüsran listesi uzar gider... Oysa bu sezon bırakın Türkiye Ligi'ni, Şampiyonlar Ligi'nde kafaya oynayacak bir takım yaratılacaktı. Peki bunlar için kimi aldık? En istikrarlı iki sakat olan Emre Belözoğlu ile Josico'yu! Yanına da Manisaspor'dan Burak'ı. Bir de geçtiğimiz sezondan kalan Maldonado! Peki nerede bunlar? Ara ki bulasın. Kimi sakat, kimi yetersiz yedek kulübesinde.